DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Malatya 32°C
Parçalı Bulutlu

Yeşilçam’ın son jönü Yalçın Dümer, Bodrum’da öğretmenlik yapıyor

Yalçın Dümer, 80’lerin sonu ve 90’larda yer aldığı filmlerle dönemin tanınan jönlerindendi. Babası usta oyuncu Ekrem Dümer’in peşinden giden Dümer, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda başlayan kariyerini şöyle anlatıyor: “Bizim ev hiçbir şekilde oyunculuğun olduğu bir yer değildi ve babam eve iş getirmezdi. Ailenin tek çocuğuydum. Babama özeniyordum tabii ama benim tüm hevesim gazeteci ya da formasını giydiğim Galatasaray’da basketbolcu olmaktı. Tiyatroda doğdum ve orada büyüdüm. 17 yaşındaysa bir heves geldi bana ve babamdan gizli Şehir Tiyatrosu’nun sınavlarına girdim. Babam, inanılmaz derecede ters çıktı ve benimle konuşmadı. Hatta jüride o da vardı. O zamanlar sıkı yönetim dönemiydi ve komutanlar da yer alıyordu jüride. Bu arada babam sınava girdiğim an jüriden çıktı. Hatta uzun bir süre benimle konuşmadı. ‘Başarmak çok zordur, başaramazsan alkolik olursun’ diyordu bana. Ve ben, 10 kişilik kontenjanda 3’üncü olarak sınavı kazandım.”

Yeşilçam’ın son jönü Yalçın Dümer, Bodrum’da öğretmenlik yapıyor

Yeşilçam’ın son jönü Yalçın Dümer, Bodrum’da öğretmenlik yapıyor

Yalçın Dümer, 80’lerin sonu ve 90’larda yer aldığı filmlerle dönemin tanınan jönlerindendi. Babası usta oyuncu Ekrem Dümer’in peşinden giden Dümer, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda başlayan kariyerini şöyle anlatıyor: “Bizim ev hiçbir şekilde oyunculuğun olduğu bir yer değildi ve babam eve iş getirmezdi. Ailenin tek çocuğuydum. Babama özeniyordum tabii ama benim tüm hevesim gazeteci ya da formasını giydiğim Galatasaray’da basketbolcu olmaktı. Tiyatroda doğdum ve orada büyüdüm. 17 yaşındaysa bir heves geldi bana ve babamdan gizli Şehir Tiyatrosu’nun sınavlarına girdim. Babam, inanılmaz derecede ters çıktı ve benimle konuşmadı. Hatta jüride o da vardı. O zamanlar sıkı yönetim dönemiydi ve komutanlar da yer alıyordu jüride. Bu arada babam sınava girdiğim an jüriden çıktı. Hatta uzun bir süre benimle konuşmadı. ‘Başarmak çok zordur, başaramazsan alkolik olursun’ diyordu bana. Ve ben, 10 kişilik kontenjanda 3’üncü olarak sınavı kazandım.”

Sonra ki Sayfa !!!

Okumaya devam etmek için yukarıda ki görsele t'klayın ve ilerleyiniz >>>